Doğru konumda bulunmayan bir ATLAS ciddi rahatsızlıklara ve bedenin duruşunda ve şeklinde değişikliklere neden olur. Bunun sonucunda ise, örneğin aşağıdaki şikayetler ortaya çıkabilir:

Migren
Baş ağrıları ( birçok nedene bağlı )
Baş dönmesi veya Kulak çınlaması ( birçok nedene bağlı )
Boyun ağrıları
Omuz ağrıları
Boyun tutulması
Başın sınırlı veya asimetrik dönmesi
Devamlı kramplar
Sırt ağrıları
Lumbago (Bel bölgesindeki ağrılar)
Bel fıtığı
Fonksiyonel skolyoz
Belkemiği sinirlerinde sıkışma
Kalça eğriliği
Kalça eklemlerinde ağrı
Diz ağrıları
Bacaklarda değişik uzunluklar
Kronik yorgunluk
Soğuk el ve ayaklar
Değişen tansiyon

Ayrıntılar için tıklayınız

0212 352 0048
 
Hediyeni Bul!
 

PROBLEMİN YAN ETKİLERİ

Doğru konumda bulunmayan bir ATLAS ciddi rahatsızlıklara ve bedenin duruşunda ve şeklinde değişikliklere neden olur. Bunun sonucunda ise, örneğin aşağıdaki şikayetler ortaya çıkabilir:

  • Migren
  • Baş ağrıları ( birçok nedene bağlı )
  • Baş dönmesi veya Kulak çınlaması ( birçok nedene bağlı )
  • Boyun ağrıları
  • Omuz ağrıları
  • Boyun tutulması
  • Başın sınırlı veya asimetrik dönmesi
  • Devamlı kramplar
  • Sırt ağrıları
  • Lumbago (Bel bölgesindeki ağrılar)
  • Bel fıtığı
  • Fonksiyonel skolyoz
  • Belkemiği sinirlerinde sıkışma
  • Kalça eğriliği
  • Kalça eklemlerinde ağrı
  • Diz ağrıları
  • Bacaklarda değişik uzunluklar
  • Kronik yorgunluk
  • Soğuk el ve ayaklar
  • Değişen tansiyon

KALÇA EĞRİLİĞİ

Kalça eğriliği ve Kalça Rotasyonu ATLAS’ın duruş bozukluğundan kaynaklanan dolaylı sonuçlardır. Şu ana kadar açıklandığı gibi omurga üzerindeki kasların asimetrik olarak çekilmesi ile kalça üzerinde büyük etkiler meydana gelir. Muhtemelen farklı, hatta cm olarak birbirinden değişik uzunlukta bacak boyları görülmektedir. Bu problem, ATLAS’ın konumunun düzeltilmesinden sonra hızlı biçimde düzelecek ve iskelet yapısı dengeye girdiği anda çözüme kavuşmuş olacaktır.

Genelde ATLAS VE DENGE uygulamasindan birkaç dakika sonra kalçanın düz durması ve de bacakların eşit boya gelmesi sağlanmaktadır. Bu ise kalça kısmında herhangi bir masaj uygulanmadan gerçekleşmektedir. Bugüne kadar görünen farklı bacak boyları ortopedik destekler ile ya da belirli bir süre etki gösteren bacak manipülasyonu ile giderilmiştir. Bazı durumlarda görünen daha uzun olan bacak, cerrahi yöntemle kısaltılabilmektedir. Artık kesin çözüm hizmete sunulmuştur. Bu çözüm hızlı ve her kişinin de bu çözüm yoluna ulaşması çok kolaydır. Sadece az sayıda kişi gerçekten farklı bir bacak kemiği boyuna sahip olduğunda ortopedi uzmanının desteğine ihtiyaç duyar.

EKLEM AĞRILARI

ATLAS’ın konumunun bozukluğu ise omurganın optimum olmayan duruşa sahip olmasına yol açar ve kalça bu şekilde artık düz durmaz. Buna bağlı olarak da kalça, diz ve ayaklardaki eklemlerde dengesiz bir yük dağılımı meydana gelir. Eklemler optimum olmayan açılarda çalışmaya mecbur bırakılır. ATLAS’ın konumunun bozukluğu muhtemelen vücudun kimyasında ve hatta bağışıklık sisteminde değişikliklere yol açar

Eklemler yıllar boyunca optimum olmayan bir yüklenime maruz kaldığında ve durum diğer faktörlerden dolayı örneğin hareket yetersizliği ve yanlış beslenmeden ötürü iyice kötüleştiğinde iltihap meydana gelebilir. Kıkırdaklarda zarara yol açtığı gibi hareket gücünün kısıtlanmasına da neden olur. Bu tip durumlarda çoğunlukla protezler en son çözüm olmaktadır. Yaşlı insanların %80’i ve genç insanların da önemli bir kısmı eklem problemlerine maruz kalmaktadırlar. Hiçbir doktor ise bunun sebebini bulamamaktadır.

Problemin çözümü için çok yönlü araştırmalar yapılmakta veya en azından şikayetlerin hafifletilmesi için çalışılmaktadır. Hem bu durum sadece ATLAS’ın konumunun bozukluğundan dolayı mı oluşuyor? Belki de tek sebep bu olmadığından ATLAS’ın yanlış pozisyonda yer almasının düzeltilmesi ile de bu durum çözüme kavuşmayabilir.

MENÜSKÜS

Bir kaza sonucu meydana gelmiş olmasa da bazen menüsküs ameliyatı gerekli hale gelir. Deneyimler doğrultusunda daha uzun olan bacağın diz bölümünde bu sorunun sıkça yaşandığı söylenmektedir. Bu bacak ise kalça eğriliği söz konusu olduğunda daha uzun görünecektir. Gerçekten de bu daha “uzun” olan bacak çok daha yoğun olarak yük taşımakta ve fark neredeyse 20 kg’a kadar çıkabilmektedir!

Burada da yine çözüm ATLAS VE DENGE dir. Bu masaj sayesinde ATLAS simetrik pozisyona getirilecek ve kalça eğriliği tamamen ortadan kalkacaktır. Bu şekilde aşınmaya neden olan bir menüsküs operasyonu da önlenmiş olacaktır. Vücut kendi kendini iyileştirebilmektedir.

SKOLYOZ

İki türlü skolyoz bulunmaktadır: Doğuştan gelen ve fonksiyonel skolyoz. Doğuştan olan skolyozda omur gövdesi kendiliğinden deforme olmaktadır ve buna yapacak çok fazla bir şey yoktur. Fonksiyonel olan skolyozda ise ATLAS’ta duruş bozukluğuna yol açar veya bunu daha da kötüleştirir.

Eğer ATLAS aşırı derecede dönmüş ise bu denemede sırt dengeye gelmeye çalışırken öyle bir şekilde değişir ki, ya bir S veya C şeklini alır. Durum ise başka bedensel veya özellikle de ruhsal faktörlere bağlı olarak vahimleşebilir, bunun da ancak uzman kişilerce çözülmesi ve derinleştirilmesi söz konusu olur.

Eğer skolyoz çok fazla öne çıkarsa ATLAS düzeltmesinden sonra ek olarak bir de özel terapi ve uygun bir jimnastik önerilir. Çünkü kaslar asimetrik olarak geliştiğinden buna uyumlu hale getirilmesi gerekmektedir. Bir kere skolyoz oluştuğunda bunu düzeltmek için uzun bir zaman dilimine gereksinim vardır. Bu nedenle de ATLAS’ın en kısa zamanda ATLAS VE DENGE metodu ile uygulanmasý önerilmektedir. Hatta çocukluk döneminde başlanmalıdır ki skolyozun oluşması önlenmiş olabilsin.

ATLAS VE DENGE METODU İLE ÖNLEM ALMAK İYİLEŞMEDEN BİLE DAHA İYİDİR

Omurga ideal formundan sapma gösterdiğinde bu durumda vücut her türlü bozukluklara karşı açık olur örneğin lumbago, boyun ağrısı, boyun tutulması, sıkışmış spinal sinirler, buna bağlı bacaklarda ve kollarda oluşan karıncalanma ve uyuşmalar, disk sıkışması, basen eklemlerinde, dizlerde ve ayaklarda ağrılar.

BEL FITIĞI ( tıp diliyle disk hernisi)

Eğer disk yapısındaki bir yapısal bozulma sonucunda omuriliğine veya spinal sinirlere baskı uygulanırsa bu durumda disk hernisinden, daha doğrusu bel fıtığından bahsedilir.

Diskler tüm sırttaki omurga kemikleri arasında yer alan ara parçalardır. Belirtileri ise, bacağa yansıyan kuvvetli ağrılar ( siyatik) ve uyuşma hissi ve hatta zaman zaman felcin ortaya çıkması bile söz konusu olur. Disk hernisi tipik olarak bel omurlarında ortaya çıkar.

Bel fıtığı bulunan hastaların çoğunda kalça eğriliği tespit edilmektedir. Bu da genelde omurgadaki skolyoza bağlı olarak meydana gelmektedir. Bu eğrilikten dolayı yükler artık diskler üzerine eşit dağılmamaktadır ve kenarda bir yük fazlalığı ortaya çıkmaktadır.

Bu tekrar eden yük fazlalığı sonucunda ise disklerdeki çekirdek yapı doğru konumundan ayrılır. Diskin amortisör olarak tam işlevi sadece yükün tüm alana dağıtılması ile sağlanabilmektedir. 10 kg.lık bir cisim gergin kollar ile tutulduğu bir durumda disklere etki eden yük 800 kg ‘a kadar varabilmektedir!

Skolyoza ek olarak bir de içi boş bir sağrı mevcut ise yükler diskin çok daha küçük bir parçasına dağıtılmaktadır, burada da ağır sonuçlardan söz etmek mümkündür.

Ek bir sorun: Omurilik etrafında İnce zar içerisinde bir serebral spinal sıvı dolaşmakta olup diskleri beslemektedir. Serbest akış ise ATLAS’ın yanlış duruşundan dolayı etkilenmektedir. Zamanla da diskler gerçek anlamda kuruyabilir ve elastikiyetlerini kaybetmiş olurlar. Sebepleri tam olarak ortadan kaldırmasa da ameliyat olanakları mevcuttur. Omurga tutulması söz konusu olduğunda komşu disklerdeki yük artışı kolayca ortaya çıkacaktır. Bu da zamana dayalı bir soruyu gündeme getirmektedir, yani o bölgede disk hernisinin yani bel fıtığının oluşup oluşmayacağı sorusunu. Ameliyatlar ise kesinlikle disk hernisinin oluşmasının sebeplerini ortadan kaldırmaz. Ancak kalça eğriliği ve de skolyoz esas sebep olarak kabul edilirse ve bunlar da eğri duran bir ATLAS’’ın şikayetleri olarak görülürse bu durumda, bunlar ile mücadelenin ATLAS VE DENGE ile mümkün olduğu açıktır. Ancak bu durumda vücudun kendi kendine bel fıtığını tedavi etmesi biraz zaman alacaktır. Yük azalması ile ve daha iyi bir beslenme sağlanması ile diskler kendi kendini yenileme imkanına sahip olacak ve işlevlerini yerine getireceklerdir.. Çok sık olarak hastalar ATLAS VE DENGE uygulamasýndan birkaç ay sonra şikayetlerin tamamen kaybolduğunu belirtmektedirler. O bakımdan her durumda ATLAS VE DENGE uygulaması önlem olarak önerilmektedir.

BEL AĞRISI (Lumbago)

Bazıları bu ağrıları nadiren yaşamaktadırlar ancak birtakım insanlar için bu ağrılar sürekli durumdadır. Sabah yataktan kalkarken veya talihsiz bir hareket sonucunda bel omurlarında vücuda batan ağrılar meydana gelir ve omurga kilitlenir. Başka hareketlerin sürdürülmesi ile ağrılar dayanılmaz bir hal alır.

Bel ağrısına yol açan en önemli sebep ise kalça eğriliğidir. Bu şekilde ilgili kasların hareketleri etki altına alınmaktadır. Kas tutulması ve siyatik sinirlerde iltihap oluşumu, buna bağlı olarak meydana gelen sonuçlardır.

Hemen hemen bel ağrısı çeken bütün hastalarda net bir biçimde kalça eğriliği izlenebilmektedir.

Bu bulgulardan dolayı çözüm önerisi kolay olmaktadır: Bir ATLAS VE DENGE metodu ile ATLAS kusursuz pozisyonuna getirilerek çok kısa bir süre içerisinde kalça eğriliği de kendiliğinden ortadan kalkar. Sadece omurgada skolyoz bulunması halinde kendiliğinden iyileşme süreci uzamaktadır.

Kalça eğriliği ile beraber bel ağrısına yol açan önemli bir sebep ortadan kaldırılmış olmaktadır. Oysa ATLAS VE DENGE uygulamasý itibaren çoğu hasta bir daha hiç bel ağrısı çekmemektedirler.

SAVRULMA TRAVMASI


Kafanın hızlı ve şiddetli biçimde öne ve arkaya hareket etmesi ile boyunda belirli bir yırtılma meydana getirmesi sonucu meydana gelen travmalara savrulma travması denir.

Sarsılma travması, bir trafik kazası, spor esnasındaki şiddetli vuruşlar veya basit bir düşme sonucunda meydana gelebilir. Gerçek olan ise kişinin bir savrulma travmasından sonra artık eskisi gibi olamayacağıdır

 

Çoğu zaman günlük aktiviteler ağır bir yük haline gelir ve kendi işinin üstesinden gelmek bile imkansız hale gelir. Kişi kendini eve kapatır ve sosyal yaşantısı bundan ağır biçimde etkilenir.

Savrulma Travmasında olası şikayetler: Güçlü boyun ve ense kas tutulmaları, sersemlik hissi, duyma ve görme bozuklukları, baş ağrısı veya migren, konsantrasyon- hafıza- uyku bozuklukları, halsizlik, yürüme dengesizliği, baş dönmesi, yüz ve kollarda his kayıpları.

Gazeteci Claudia Nientit 28/11/2004 tarihli ve 89 sayılı Pazar gazetesi’nde şunları yazmıştır: Şu ana kadar baş içerisindeki bir savrulma travmasından sonra nelerin meydana geldiği bilinmemektedir. 2002 yılında İsviçre’de 27,000 adet savrulma travması- hadisesi kaydedilmiştir. Buna dayalı masraflar ise sigortalar için yarım milyar İsviçre Frangı gibi yani 330 Milyon Euro olmuştur. Bu sadece kişi için bir travma anlamında değil aynı zamanda sigortalar için de bir travma oluşturmaktadır. Şu ana kadar bilinen o ki, boynun oraya buraya hareket etmesi ile ense omurlarında kasların aşırı gerilmesi söz konusu olmaktadır. Çok ağır durumlarda ise omurların veya parçaların kırıldığı veya kaslar ile bağların yırtıldığı görülmektedir.

Bir savrulma travmasından sonra bu kadar açıklanamayan bir şekilde ve esrarengiz olarak meydana gelen nedir?

Kafa tası- alttan görünümü

1) ATLAS Bu model savrulma travmasından önce ve sonra bir ATLAS ’ı göstermektedir

Bir ATLAS VE DENGE Metodundan önce bugüne kadar hiç araştırılmayan husus ise ATLAS’ın doğuştan itibaren kaymış olup savrulma travmasından sonra daha kötü bir dönme eksenine ulaşmasıdır. Bu konumda omurilik, omurga arterleri, şah damarı, çeşitli damarlar ve lenf kanalları daha güçlü bir şekilde sıkıştırılmaktadır. Doğuştan ATLAS’ın hatalı pozisyonu belki vücut tarafından herhangi bir biçimde dengelenebilirdi. Fakat bir anda ATLAS çok uygunsuz bir pozisyona getirilince vücudun bu doğal olmayan durumun üstesinden gelmek için hiçbir imkanı bulunmamaktadır.

Sanki bir saatli bomba tetiklenmiş gibi.

Buna göre oluşması beklenen kronik şikayetlerin süresi ise ATLAS’ın Savrulma travmasından sonra aldığı yeni pozisyona bağlı olarak değişir. Ve önemli bir baskıya maruz kalan parçalarda meydana gelen aşınmanın süresi yine önemli olmaktadır. Eklem bağlarındaki ağrılar ise bir boyunluk ve iyi bir terapistin masajý ile çoğunlukla birkaç hafta içerisinde giderilebilmektedir.

Değişmeyen ise ATLAS’ın kritik pozisyonudur. Sadece ATLAS’ın bağları ATLAS’ı kusursuz ve asıl pozisyonuna yakın tutmaya yardımcı olur. Eğer bağlar aşırı gerilmiş ise ATLAS’ için bunun anlamı çok fazla “hareket serbestliği” olacaktır. ATLAS yeni ve daha elverişsiz bir pozisyona kayabilir. Bugüne kadar bilinen elle masaj şekilleri, ki bunlar boyun bölgesine uygulanmaktadır, zamanla durumun iyileşmesi için bir garanti veremez hale gelir, çünkü ATLAS sürekli olarak elverişsiz çıkış konumuna kaymaya devam edecektir.

ATLAS VE DENGE Metodu ATLAS’ın kendi doğal pozisyona gelmesine imkan vermektedir, ve bu konumu da dış faktörlerden etkilenerek bir daha terk edemez. Bu şekilde bağlar kısa bir süre içerisinde yeniden kısalabilir ve gerekli elastikiyete kavuşabilir. Bunlar da ağrıların bir daha ortaya çıkmasını önleyecektir. Aşırı esnemeden sonra bağların tekrar kendi ana işlevlerini yerine getiremeyecek olması oldukça yaygın bir görüştür.

Aynı durum ATLAS- arka baş- eklemlerde de izlenmektedir. Burası da ATLAS’ı kafatası ile birleştirmektedir. Ensedeki ağrılar izin verdiği anda bir Savrulma travmasından sonra ATLAS’ın düzeltilmesi çok elverişli olacaktır. Bu şekilde durumun kötüleşmesi engellenmiş olacaktır.

Bir Savrulma travmasından sonra ATLAS’ın duruşunun ihtiyaten düzeltilmesi ile meydana gelebilecek çok daha vahim sonuçlardan korunmuş olacaksınız.

Savrulma travmasından sonra ATLAS’ın düzeltilmesi sonrasında terapistleriniz tarafından bir başka uygulama daha önerilmektedir. Bu uygulamada ATLAS’ın alt bölgesinde yer alan omurlar kontrol edilir ve gerekli hallerde temiz olarak yerleştirilir. Her halükarda ATLAS’a cerrahi önlemler uygulanması tavsiye edilmez. Çünkü ATLAS her ne kadar kusursuz konumunda yer alsa da henüz bağları çok elastiktir. Geriye doğru yapılan hareketlerde ise ATLAS’ın yeniden bulunduğu pozisyondan çıkması söz konusu olabilir. Eğer baş aynı zamanda bir çekme hareketi ile ani bir dönme hareketine maruz kalırsa, yukarıdaki durum meydana gelebilir. Terapistlerinizi kendiniz uyarabilirsiniz, çünkü konu ile ilgili önlemler aniden ve önceden bildirilmeden alınmaktadır.

ÇENE KONUMU

ATLAS’ın oturmasýyla çene ve dişlerin pozisyonu üzerinde etki meydana geldiği gözlemlenmiştir.

MIGREN VE BAŞ AĞRISI

Baş ağrıları çok çeşitli şekillerde ortaya çıkar ve yaşanan en önemli rahatsızlıklardan bir tanesidir. Az da olsa herkes hayatında bir defa başının ağrıdığını bilir. Halkın %15-20’si için baş ağrısı ara sıra oluşan bir rahatsızlık değildir, aksine istenmeyen ve sürekli yanı başımızda olan bir sorundur. Ondan kurtulmayı denememize rağmen mutlaka geri döner ve kronik olarak ortaya çıkar. Baş ağrısı bir dizi bedensel ve ruhsal kaynaklara bağlı olarak meydana gelmektedir

Bu konuyla ilgili pek fazla spekülasyon bulunmasına rağmen yine de halen kesin sebepler bilinmemektedir. Migren ise fiziksel kaynaklardan ve kan dolaşımı sorunlarından ortaya çıkmaktadır. Kadınlar erkeklere oranla bu rahatsızlığa üç kat fazla maruz kalmaktadırlar.

Binlerce kişi ATLAS VE DENGE uygulamasýndan sonra migrenin kaybolduğunu ifade etmektedir. Aynı şekilde baş ağrılarının azaldığı hatta tamamen kaybolduğunu duymaktayız. Muhtemelen ATLAS üzerindeki değişim sonucunda kan dolaşımının akışı beyin içerisinde değişime uğramaktadır, bu şekilde kusursuz bir donatım içerisinde kan girişi ve çıkışı kafatasında artık engellenmemektedir, bu da kesinlikle kalbe yaramaktadır. Birçok kişi ise uygulamadan sonra artık başlarında bir basınç duygusu hissetmediklerini ve özgürleşme duygusu yaşadıklarını ifade etmektedirler.

ENERJİ YETERSİZLİĞİ VE KRONIK YORGUNLUK

Beyin karmaşık işlevlerini gerçekleştirebilmek için çok enerjiye ve yüksek oranda oksijene ihtiyaç duyar. Hesaplamalara göre beyin gerçekten de organizmanın kullanımına sunulan toplam oksijenin %20-25’ini kendisine almaktadır. Eğer damarlar sürekli olarak baskı altında bulunursa sonuç ne olur?

ATLAS kendi doğal duruşunun dışında bir konumda bulunursa meydana gelen daralma ile sinirlerde bir enerji kaybı meydana gelir. Bu enerji ise kafa tasını ATLAS deliğinden geçerek terk eder. Bir sinir sıkıştığında sinir momentinde bir kayıp söz konusu olur. Bu ise elektrikli momentten başka bir şey değildir. Daha güçlü basınç söz konusu olduğunda momentte bir kısa devre meydana gelir. Momentin gücü yeterli olmaz ise kaslar verilen “komuta” uygun olarak kasılmazlar. Bu nedenle de beyin daha güçlü bir moment göndermek zorunda kalır. Bir gün boyunca milyonlarca moment gönderilir. Bu noktada büyük bir enerji kaybının oluşabileceğine inanmıyor musunuz?

Hiç kuşku yoktur ki, vücut daha yüksek bir enerji talebine bağlı olarak daha erken yorulacaktır.

ATLAS’ın konumunun düzeltilmesinden sonra kendine ait fiziksel ve mental enerjinin yükseldiği fark edilir. Bunu ise ATLAS VE DENGE metodu ile masaj olan pek çok hasta ifade etmektedir. Birçok hastanın ifadesine göre de solunumda düzelmeler fark edilmiştir. Daha az uykuya ihtiyaç duyduklarını ve kendilerini iyi hissettiklerini ve de daha hızlı dinlenebildiklerini açıklamışlardır.

ATLAS’ın konumunun ATLAS VE DENGE metodu ile düzeltilmesinin sonra gelen yenilenme evresinde, özel biçimde yorgunluk dönemleri meydana gelebilir. Bu dönemler geçtikten sonra ise çok çarpıcı ve şaşırtıcı şekilde enerji artması olacaktır.

SÜREKLİ KAS TUTULMASI

Bir ATLAS, en ideal konumunun dışında bulunduğu anda sürekli bir kas tutulmasına yol açar. Boyun ve omuz kaslarına ise kafatasının eğri duruşunu telafi etmek gibi bir görev düşmektedir. Zamanla sürekli olarak yüklenilen bu kaslar sertleşir ve ağrımaya başlar. Burada ise alışılmış bu sertleşmenin tek tarafta yoğunlaştığı tespit edilmektedir. İstisnai durumlarda her iki tarafta da tutulmalar meydana gelebilmektedir. Düzenli masajlar ile bu şikayetleri geçici olarak yatıştırılabilmektedir, ancak olayın sebebi her şartta var olmaya devam edecektir.

ATLAS VE DENGE Metodu ile uygulanan masaj birkaç gün sonra genelde kas tutulmasında hissedilir derecede bir azalma meydana gelir. Kusursuz konumundaki ATLAS artık görevini yerine getirebilir ve kafatasını koruyabilir, bu da kaslarda bir yük azalması sağlayacaktır.

BOY UZAMASI

ATLAS’ın ATLAS VE DENGE metodu ile düzeltilmesinden bir süre sonra bel doğruldukça boyda efektif bir uzama tespit edilmektedir. Bu birkaç santimetre olabilir bunun anlamı da uygulamadan önce omurganın ne kadar deforme olduğunu kanıtlamaktadır.

ELEKTROKİMYASAL ETKİLER

İskeletin ATLAS’tan dolayı ortaya çıkan mekanik problemlerine karşı başka ve önemli diğer bir faktör dikkate alınmalıdır.

Beyin vücut ile merkezi sinir sistemi üzerinden iletişim kurar, bu sistem kafa tası boşluğundan başlayıp, omurgaların omurları içerisinden vücudun aşağı kısmına kadar devam eder. ATLAS ise sistemin nöraljik noktasıdır. Bunu Yunan mitolojisindeki bir tanım da doğrulamaktadır: Dünyanın yükünü omuzlarında taşıyan dev.

HERŞEY ATLAS’IN ETRAFINDAN VE İÇERİSİNDEN GEÇER

İletişim bağlantısına sabit bir basıncın etki etmesiyle iletişimin bozulabileceğine inanıyor musunuz?

Bu iletişim bağlantılarındaki bir aksaklık vücudun içerisindekilere veya bunun da ötesinde damarlarda daralmaya (Atar damar ve Lenf damarları) neden olabilir mi? Örneğin patlamış bir su borusunun taş ile kapatılması bahçenin içersindekilere nasıl zarar veriyorsa! Bu nedenle sık ve yeterli derecede yağmur yağması ümit edilebilir ve hadise şansa emanet edilir. Yada kişi sorumluluğu üstlenip bir çözüm yolu arayabilir.

İnsan vücudu 12 milyon yıldan sonra evrim ve yaşam mücadelesi ile bahçeye göre daha büyük kaynaklara sahiptir. Ancak zamanla ATLAS’ın ideal olmayan konumu vücudun kendini gittikçe daha ağır hissetmesine ve tüm organizmanın tehdit edilmesine yol açmaktadır.

Eğer çözüm bu kadar kolay ise, tehlikesiz ve de uygun fiyatlı ise ve önemlisi de sadece tek bir seansta uygulanabiliyorsa, Neden buna karşı bir şey yapılmasın?

BUGÜN YAPABİLECEĞİNİ YARINA ERTELEME. YARIN BELKİ ÇOK GEÇ OLABİLİR

Birçok değişik görevleri olan organlar, ATLAS’ın normal konumundan farklı bir yerde bulunmasından, değişikliğe uğramasından veya hiç bilgi alamamasından ötürü organizmanın kimyasında ne kadar değişiklik olabileceğine inanılabilir? Beynin gereksinim duyduğu sinyaller ve bilgiler vücudun organlarından bu daralan yerlerden geçerek ATLAS seviyesinde taklit edildiğinde, beyin doğru düzenleme ve ayarlamaları nasıl yürütebilir?

Uzun zamandan beri vücudun parçalarının birbiriyle bağlantı oluşturduğu bilinmektedir. Ver her birinin de diğeri ile etkileşim içerisinde olduğu bir gerçektir. Örneğin ayak tabanının herhangi bir noktasına basınç uyguladığımızda baş bölgesinde pozitif etkiler görülebilir. Buna karşılık bir organın telafi yapmamasından dolayı sistemin tamamında etkilerin meydana getirilebilmesi mümkün olmaktadır. Çoğu zaman bir organ doğru çalışmadığında buna sebep olan ana kaynak vücudun başka bir parçası olabilmektedir.

Tıp bu alanda birçok defa çıkmaz sokaklara girmiştir. Halen de yap bozun birçok parçaları insan vücudunun işlev mekanizmasının anlaşılmasında eksiktir. Bundan dolayı ise sağlıklı ve dengeli beslenmek akıllıca bir çözümdür ve vücudun kendi kendine yardım etmesi sağlanmış olur. ATLAS’ın duruş bozukluğunun düzeltilmesi ile vücudun kendi imkanları çerçevesinde en iyi işlevi yerine getirmesine izin verilir.

ATLAS’ın duruş bozukluğuna ilişkin sebep ve sonuçların büyük bir bölümü 80,000 kişi üzerinde gerçekleştirilmiş uzun yıllara dayanan deneyimler ile ortaya konmuştur. Bu kişilerde bir düzeltme gerçekleştirilmiştir. Burada söz konusu olan sadece teoriler veya ihtimaller değildir, aksine ATLAS VE DENGE metoduna göre kendi ATLAS’ı üzerinde düzeltme yapılan her bir kişiye ilişkin faktörlerdir. Bunlar bu kişiler tarafından kişisel gözlemler ve deneyler ile kontrol edilmişlerdir.

 

SCIO